x

Gazeteci müssedvesine cevap

Kamuoyuna Duyuru

25 Ocak 2026 tarihinde şahsım ve derneğimiz Asbir Hollanda adına, gazeteci müsveddesi Yavuz Nufel’in, gerçeği yansıtmayan asılsız iddialarına yanıt verme gerekliliği doğmuştur. Bu açıklama, gazeteci müsveddesi Yavuz Nufel’in yalanlarını çürütmek ve doğruyu kamuoyuna aktarmak amacıyla yapılmaktadır.

Öncelikle belirtmek isterim ki, ben sana hiçbir zaman “arkamda 50 bin kişi var” demedim, diyemem de. Zaten Hollanda’da o kadar Sivaslı yaşamıyor. Sen beni programına kendin aradın ve davet ettin. Ben de sana olan samimiyetimle espri mahiyetinde, “Protokolde olursam gelirim” dedim. Zaten gelmeye niyetim yoktu. Çünkü senin nasıl biri olduğunu çok iyi biliyorum. Bir davete gittiğimde nerede ve nasıl oturacağımı uslübumu bilirim.

Zuidplein Tiyatrosu’nda yaptığımız Aşık Veysel’i Anma Programı ile ilgili söylediğin rakamlar tamamen yalan. Programımıza 202 biletli kişi katıldı yaklaşık olarak 40 50 kişide özel davetlimizdi. O gün talihsiz bir gündü; aynı gün yakın bölgelerde üç ayrı fuar vardı, ayrıca Noel ve yıl sonu tatiline denk geldi. Bu nedenle gelen kişi sayısına göre salon ayarlaması yapıldı. Biz programımıza yalnızca Türk vatandaşlarımızı davet ettik.

Sözde gazetecisin; peki, bugüne kadar kaç tane Hollandaca yayınlanan haber yaptın? Program bittikten sonra “değerlendirme yaptık” diyorsun; sen kimsin ki seninle değerlendirme yapacağım? Değerlendirmeyi ben yönetimimle yaptım.

Artık bu yalanlara bir son ver. Gazeteciliği bırak; o kalem her zaman elde kalmaz. Hiçbir sivil toplum kuruluşunda senin yazdığın gibi bir “katılım kriteri” yok. Tamamen raydan çıkmış, uydurma şeyler yazıyorsun. Devlet erkânının bir STK etkinliğine katılması elbette onur ve gururdur. Sen hiçbir araştırma yapmadın; sadece kendi ürettiğin yalanları yazdın.

Her STK’nın kendine göre çalışmaları ve faaliyetleri vardır. Sen ise boş konuşuyorsun.

2011 yılından bu yana her yıl akülü araçlar götürüp ihtiyaç sahiplerine teslim ettik. Şimdiye kadar verdiğimiz araçlarda hiçbir sorun yaşanmadı; tamamı bakımları yapılarak teslim edildi. Eleştirdiğin stk lara acaba bir tane akülü engelli arabası bağışladınmı, olsaydı duyulurdu. Peki, sen bugüne kadar kaç kişiyi sevindirdin? Herhangi bir hayra vesile oldun mu?

Bir cenaze haberini bile parayla yapan birisin. Para senin tek ölçün. Yaltakçılıkla, önüne atılan kemiklerle bu iş yürümez; onların da bir sonu olur.

Diyorsunki artık kendime çalışıyorum kendi şirketim var Nhaber olarak acaba bir yere reklam verdiğini görmedik duymadık. Ama sen reklam almak için kırk takla atıyorsun.

Ben Avrupa Sivaslılar Birliği Hollanda Başkanıyım. Diğer ülkelerde de kendi yapılanmaları vardır. “Okur uyardı” diyorsun; hangi okur? Yazdıklarını okuyan bile yok.

İyi bak gazetecimisin şairmisin ne haltsan,

Fikrin yok, zikrin yok; ama kendine gazeteci diyorsun. Parayla reklam verenlerin etrafında dolaşan, sokak magazinciliğinden öteye gidememiş bir profilsin. Aynı şeyleri tekrar edip duruyorsun; ne okurun var ne de itibarın. Davetlerde soytarılık yapmaktan başka bir vasfın yok. Eskiden komünist, şimdi Cumhur İttifakı yalakalığı yapan, ipi gevşek bir kuklasın. “Yazmazsam olmaz” diyerek insanların sınırlarını ihlal eden bir itibar suikastçısısın.

Sen çok sıkıntılı birisin! Yıllardır kaç basın kuruluşu değiştirdin? KanalAvrupa, Haber 7, Baskahaber.eu, Sonhaber, Haber, Life24… Buralardan kovulan gazeteci kisvesi, hızını anlamayan ve “fake news” (yalan haber / nepnieuws) uzmanı olarak tanınan Yavuz Nufel, neden Kanal Avrupa’ya ve gazeteci Zeki Şahin’e düşman oldu? Kanal Avrupa’dan ve Haber 7’den neden kovuldu? (google alıntı)

Hollanda’daki cesur gazeteciler yanı sıra, Het Parool gazetesinin de anlattığı gibi reyting uğruna grupları karşı karşıya getirip çatıştıran ve para edinmek gibi şantaj yöntemlerini kullanarak kirli kalemiyle insanlara iftiralar atan gibi pek çok kötü huylarından bir türlü vazgeçmeyen, provokasyonlarıyla zaman zaman gündemi işgal eden Yavuz Nufel adlı kişinin samimi olmadığı ve gazeteci olmadığı gerçeğidir. (google alıntı)

Çok yakın tanıdığım bir gazetecinin, Hollanda’da dijital yayın yapan sözde gazeteci maskesi taşıyan Yavuz Nufel’in, 12 Eylül 1980 darbesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından atılarak vatan haini ilan edildiği bildirildi. Yavuz Nufel ile ilgili yaptığı görsel açıklamada, “terör örgütü Devrimci Komünist Partisi-İnşa Örgütü (Halkın Kurtuluşu) döneminde yetişmiş ve o yıllarda yazma öğrenmiş bir gazeteci değil, yazar şair olduğunu ileri sürüyor. Ve Avrupa’ya kaçma dönemi o yıllarda oldu. Ayrıca zaman zaman dinsiz ateist.” (google alıntı)

Hiçbir yerde barınamadın. Kamuoyunda sevilen sayılan insanlara yalan dolan haberlerinle eleştirdin. Bu insanların çoğu senin yalan haberlerine cevap verme tenezzülü bile göstermedi.

Yıllardır Denk Partisi’ni senden başka hiç bir basın eleştirmedi. Hatta son seçimlerde “1 sandalye bile çıkaramazlar” dediğin Denk Partisi, 3 sandalyesini korudu. Denk’i neden eleştirdin? Çünkü sana reklam vermediler. Senin işin gücün ortamı karıştırmak. İnsanlar sana para verirse iyi, vermezse böyle çirkeflik yapıp haddini aşıyorsun. Bu yalan düzenin böyle gitmez, utanmaz sıkılmaz gazeteci şair müsveddesi.

Denki bu kadar eleştirdiğin kadar PVV yi eleştirseydin adil bir gazeteci olurdun. PVV den 7 tane milletvekili istifa etti buna niye yazmazsam olmaz diyemedin. Çünkü onlarla konuşacak düzeyde Hollandacan yok.

İlk önce beni eleştireceğine sen kendine bak. Ben halk tarafından seçilen 11,5 yıl Belediye meclis üyeliği yaptım. Ve yıllardır topluma farklı kurumlarda gönüllü faaliyetler gösterdiğim için 2015 Hollanda Kralı tarafından Kraliyet Liyaket Nişanına uygun göründüm ! Hali hazırda iki dönemdir HDV Weert Osman Gazi Camii Yönetim Kurlu Başkanı olarakta görev yapıyorum.

Artık sen haddini aştın! Ben başkaları değilim, bunu kafana iyice sok!

Ben bir YİĞİDOYUM!

Bültene
abone olun